Tirozin, Yunanca ‘peynir’ anlamına gelen ‘tyros’ kelimesinden gelmektedir. 1846’da Alman kimyager Justus von Liebig tarafından keşfedilmiştir. İki yıl sonra, Warren de la Rue koşinil böceği araştırmasında elde edilmiştir. Sonunda ise Emil Erlenmeyer ve Lipp adındaki araştırmacılar Tirozin sentezini, p-aminofenilalanin nitröz asidi ile işleyerek elde etmişlerdir. Emil Fischer tarafından, sentetik Tirozin’in optik izomerleri olan benzoiltirosinin brusin veya sinkonin tuzlarının kristalleştirilmesi ile ayrıştırılmıştır.

Kimyasal Yapısı

Structure of Tyrosine

Kimyasal ve Fiziksel Özellikleri

IUPAC Adı: (2S)-2-Amino-3-(4-hidroksifenil)propanoik asit

Sembol: Üç Harfli Kodu – Tyr. Tek Harfli Kodu – Y

Moleküler Ağırlık (Molar Kütle): 181.18854 g/mol

Formülü: C9H11NO3

Kanonik Formatı: C1=CC(=CC=C1CC(C(=O)O)N)O

İzomerik Formatı: C1=CC(=CC=C1C[C@@H](C(=O)O)N)O

InChIKey (Uluslararası Kimyasal Tanımlayıcı): OUYCCCASQSFEME-QAXLLPJCDY

CAS Numarası: 60-18-4

MDL Numarası: MFCD00002606

Erime Noktası: 290 °C

Sudaki Çözünürlüğü: 0.45 g/L (25 °C); pKa – 2,20  ; pKb: – 9,11

2D Molfile (Kimyasal Tablo Dosyası): Molfile dosyasını al (Uzantıyı .mol diye kaydediniz.)

3D PDB Dosyası (Kimyasal Yapı Dosyası): PDB dosyasını al (Uzantıyı .pdb diye kaydediniz.)

Diğer İsimleri: 3-(4-Hidroksifenil)-L-alanin; (S)-alfa-Amino-4-hidroksibenzenpropanoik asit; (-)-alfa-Amino-p-hidroksihidrosinamik asit; L-p-Tirozin; p-Tirozin; (S)-Tirozin; L-Beta-(p-Hidroksifenil)alanin; (S)-alfa-Amino-4-hidroksibenzenepropanoik asit

Fonksiyonları 

Tirozin, nörotransmitterler için ana maddelerden biridir. Özellikle dopamin ve nöradrenalin gibi hormonların ve enkefalinin arttırılmasını sağlayarak, ağrının azaltılmasında yardımcı olmaktadır. Bu gibi bileşenler vücutta, sinir iletiminden sorumludur ve depresyon gibi durumların ortaya çıkmasını önlerler. Bu yüzden beyin açısından oldukça önemlidirler. Ek olarak, dopamin cinsel dürtü uyandırmada ve depresyon tedavisinde de kullanılmaktadır. Yapılan araştırmalar ise bu amino asidin; stresi azaltma, kaygıyı giderme ve uyanıklığın süresinin arttırılmasında önemli rol oynadığını kanıtlamıştır.

Bu aminoasit, beyindeki nörotransmitterleri desteklemektedir. Vücutta eksikliğinin görülmesiyle ortaya; stres, yorgunluk gibi durumlar çıkmaktadır. Yeterli olduğunda ise, vücut daha dinç ve uyanık haldedir. İştahı arttırmakta ve ruh halinin korunmasını sağlamaktadır.

Aynı zamanda; metabolizma, mental sağlık, cilt sağlığı, büyüme hormonu gibi birden fazla düzenleyici maddenin üretilmesinde rol oynamaktadır. Ayrıca, vücutta pigmentasyonu arttırmak; tiroid, hipofiz ve adrenal bez hormonlarının fonksiyonlarında görev almak, vücuttaki yağ oranını dengelemek gibi görevleri de olduğu bilinmektedir.